Horlama, nefes alma esnasında havanın dar bir bölgeden geçerken, çevresindeki yumuşak dokuların titreşimiyle meydana gelen sestir. Darlık arttıkça doğal olarak horlama da şiddetlenir. Horlamayı meydana getiren darlık, bilinenin aksine sadece burundaki bir patolojiyle olmamakta, genel olarak üst solunum yollarının dil arkasında ve yutak çevresindeki bölümünün daralmasıyla beraber görülmektedir. Erkekler neden bayanlardan daha fazla oranda horlar sorusuna verilecek olan cevap genel olarak yağlanmanın bayanlarda esas olarak kalça bölgesinde olması erkeklerde de boyun ve karın çevresinde olmasıdır. Özellikle kilolu erkeklerde bu belirti, yatarken yani sırt üstü pozisyonda karın kitlesinin diyaframa baskı yapmasıyla göğüs içi basıncını arttırmaktadır. Dilin arkaya kayması ve uyku haliyle birlikte yutak çevresindeki yumuşak dokuların ve kasların gevşeme göstermesiyle horlamayı doğuracak şartlar meydana gelmiş olur. Bayanların kas yapısındaki farklılıkların da horlamayı azalttığı düşünülmektedir. Bayanlarda menopozdan sonra hormonal değişiklikler sonucunda kas yapısı da erkeklerin kas yapısına benzemeye başladığından dolayı belirtiler bir yaştan sonra onların da horlama oranı erkeklere yaklaşmaktadır ve hatta eşit seviyede meydana gelir.

Kesintisiz, yani solunum düzensizliğinin eşlik etmediği horlama belirtisinin meydana gelmesiyle uykuda bölünme olmuyorsa hastaya herhangi bir zarar vermediği düşünülür. Bu tür horlama oluşumuna basit horlama adı verilir. Burada gürültüden dolayı çevrenin özellikle de eşin rahatsız olması ve uykusunun bölünmesi söz konusu olmaktadır. Zaten basit belirtisi olan kişiler, daha çok yakınlarının ısrarları sonucunda uzman doktorlara başvururlar. Basit horlama belirtisi başlangıçta pozisyonel olarak belirir yani sırt üstü pozisyonda meydana gelir. Kilo alındıkça üst solunum yolundaki darlığın artmasından dolayı her pozisyonda horlama belirtisi meydana gelir. Fakat son zamanlarda gerçekleşen araştırmalar sonucunda uykuda solunumla ilgili düzensizlikler örneğin solunum durması olmasa da basit horlama oluşumunun gece boyunca solunum için harcanan güç nedeniyle vücutta yorgunluk belirtisine, buna bağlı olarak da gündüz halsizliğe ve uyku oluşmasına neden olacağını göstermektedir. Horlama tedavi edilmesi gerekir mi sorusuna verilen cevap, horlama eğer uyku sırasında solunum düzensizliklerine sebep olmazsa, basit önlemlerle hafifletilecektir ve hatta bertaraf edilmesi bile olabilir. Kilo verilmesi, uyku saatlerinden önce alkollü içecekler kullanılmaması, akşamları hafif yemekleri tercih edilmesi, yüksek yastıkla yatmak, burun bantları kullanmak gibi basit önlemler genel olarak çok faydalı olur. Diğer bir yöntem ise sırta tenis topu büyüklüğünde bir top bağlanarak yatmak olacaktır. Sırt üstü pozisyonda horlamak daha sık ortaya çıktığından dolayı ilk bakışta garip gibi gözüken bu yöntem çoğunlukla etkili olur. Kişiler uykuda her sırt üstü pozisyona geldiğinde toptan dolayı rahatsız olur, bundan dolayı belki farkında bile olmadan yana döner ve horlamadan uyurlar.

Horlama belirtisinde bu yöntemlerin etkili olamadığı şiddetli durumlarında başka tedavi seçeneklerinden faydalanılır. Bunlardan biri, dili bastırma yani dilin geriye gitmesini engellemek için çeneyi öne doğru iterek ağız içi boşluğunu genişletme uygulamasıyla etkisini gösteren ağız içi alet uygulaması olmaktadır. Bu aletler, konuyla ilgili diş hekimleri tarafından her hastanın ağız kısmına uygun ölçüler alınarak yapılmaktadır. Horlayan kişi, diş protezine benzer bu aleti ağzına takarak yatar ve uyur. Diğer bir tedavi yöntemi ise  giderici ameliyat yöntemidir. Son zamanlarda bu ameliyat yöntemi özellikle lazerli aletler kullanılmak suretiyle basit ve lokal anesteziyle dahi yapılmaktadır. Fakat bu ameliyat rastgele yapılmaz, her şeyden önce rahatsızlığın basit horlamadan ibaret olup olmadığı iyi belirlenir, başka bir deyişle mutlaka doğru endikasyon konulur. Bunun için en doğru yol, horlayan kişinin bir uyku laboratuvarı tarafından değerlendirilmesi ve gerekli görüldüğünde uyku incelemesinin yapılmasıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir